şiir yazmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şiirde Kuram ve izlek


Şiir yazmak, başlı başına büyük bir olgudur. Kelimeleri yan yana sıralayıp mısra oluşturmak; mısraları alt alta getirip kıt'a oluşturmaktan; uyakları denk getirmekten ibaret değildir.

Edebiyatın en sorunlu evladıdır şiir. Yapısı gereği su gibidir. Boşlukta şekli şemali yoktur ama içine girdiği herşeyin şekline kolayca bürünebilir. Onu ne yerebilirsiniz, ne suçlayabilirsiniz, ne çok sevebilirsiniz ne de nefret edebilirsiniz. Her şey onun ellerindedir. Size kendisini sevdirir mi, sevdirmez mi? Belirsizlik.

Kendi özü de zaten büyük belirsizlikleri, harflere büründürmektir. Tam burada şiirde kuram ve izlek devreye giriyor. Bu iki şey, yazan kadar okuyanı da çok yakından ilgilendirir. Şiiri yazan, şiir içinde anlatmak istediği konu ya da konular üzerinde, imgelerin süslediği kuram oluşturur; o kuramın vücut bulması için bir izlek yaratır. Şiirin kendisini sevdirmesinin en güzel yolu ise, bu iki olgunun çok uyumlu olmasında yatar. Tıpkı, yüze, tene, saça göre; makyaj yapılması gibi.

Bir çok şairin şiir yazma biçimlerine baktığınızda yarattığı biçem içeriğin kuram ve izleğini destekler biçimdedir. Şiirin anlatımını tamamlama ve okurun belleğinde güzel bir yere oturma noktasında; yapısının sağlamlığı çok önemli yer tutar. Zira; her yönden bütün unsurlarına hakim şiir; doğru hedefi rahatlıkla bulacaktır.

Şiir'in poetikası üzerine binlerce yazılmış yazılar bulabilirsiniz. Önüne gelen bir şeyler karalamıştır ama bence her şairin kendi evreninde yarattığı kendine özgü birer poetikası vardır. Şiirin kesin çizgilerle tanımlanamaması gibi poetikası da kesin olarak bir tanıma oturtulamaz. Kendi devingen yapısı zaten buna izin vermez. İnsan hayalinin sınırlarının alabileceği her şeyi kavrar, kapsar şiir. Genellemede bakmak gerekirke; poetikalar düzlemi demek daha doğru olacaktır kanımca. 

Her şair kendi şiir poetikasını oluştururken, yazdığı şiirler üzerinde kullandığı kuramlar, izlekler yoluyla oluşturduğu kendi evrensel gerçeklerini kullanır. Genel bir bakışla sanat üzerinde poetika konuşulabilir; zira sanatın diğer dalları şiir gibi devingenliğe sahip değildir. Hatta sanatın diğer dallarını dahi kendi bünyesina alabilecek kadar hoyrattır şiir. Sanat poetikası anlatılırken şiirin bir derece çizgilerin dışında tutulması, açıklanmak isteneni daha düzgün biçimde ortaya koyabilir. Zira, sanatın hoyrat dalıdır şiir. Her an bir şeyleri, değiştirip farklı yönlere itebilir.

Sonuç olarak, yazılan şiirin ana temasında oluşturulan anlatım düzeni, kullanılan kuram ve izlek sayesinde, belli bir şekle bürünür. Bu da okurun belleğinde istenilen resmin çizilmesini sağlar.

-not: yazdıklarıma katılan olur ya da katılmayan olabilir. Yukarıda yazdığım denemenin, sadece kendi bakış açımın yansıması olduğunu belirtmek isterim.
#şiir
#edebiyat
#şiirevreni
#şiirkuramı

ŞİİRİN PİÇLERİ

su durdu
hava zifiri aydın
gözler alabildiğine karanlık

karın kızılı düşer zirvelere
şair adımına hüzün sürer
şiarı ufkun sonu olunca

saati öteye kurdunuz
zamansız ölümü zamanın
damıttınız köhneliğinizi beyinlerinizde

şiir bilişselliğin anası
kadın ıssız sokakta
bedeni serilmiş tezgahta

kaç adamın dölü
can bulur ki ölmüşlükte
mezar doğurur mu hiçliğinizi

bir baba düşünmek gibidir
kalemi şiire bulaştırmak
tezgahtaki bedeni süslemek

orgazmın tadı durur iliklerinizde
hangi kadın bıraktı bu kokuyu
kendini nerede unutmuştun

yitirilmiş veletlerin çocukları
yarınlara dipnot yazıyor
okumak beyninizi kemiriyor

sorgulamak yasaklandı günümüzde
insanın insanı sorgulaması
polisin insanı sorgulaması

otun dumanında demlenmiş sözler
harmanlanır sidik kokan meydanlarda
bir çocuk ansız can verir kaldırımda

öznesiz tümceler anlatıyor sizi
şiiri fahişeniz yaptınız bayım
piçlerinizi ortalıktap toparlayın...şiiradamı